Turgut Reis Kimdir ?

Akdeniz'in Ejderhası Turgut Reis'in bilinmeyen seferleri, ömrünü Türk denizciliğine adamış büyük komutan, 12 yaşında çıktığı köyünden 80 yaşında şehit olana kadar savaşmış Turgut Reis'in hikayesi.

Turgut Reis Kimdir ?

Turgut Reis ünlü Türk denizcisi ve deniz kahramanıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun deniz sınırlarının genişlemesinde büyük pay sahibidir. Ömrünü denizlerde Osmanlı İmparatorluğu için savaşarak geçirmiştir. Turgut, Muğla’nın Karatoprak Köyü’nde doğmuştur. Genç yaşında savaşmaktaki kabiliyeti fark edilince orduya alındı. Ordunun içerisinde başarılı bir denizci olarak ünlenmeye başladı. Genç Turgut birliğiyle birlikte yetenekli bir savaşçı olarak 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Memluk Sultanlığı’nın üzerine yürüdüğü dönemde Sinanüddin Yusuf Paşa’nın komutası altında sefere katıldı. Bu sefer sırasında deniz topçuluğundaki başarısı fark edilen Turgut’a bir guletin (İki direkli olarak inşa edilen ufak gemilerdir. Günümüzde Bodrum ve Güllük gibi bölgelerde sıklıkla rastlanan bir tekne türü haline gelmiştir.) kaptanlığı verilir. Gulet kaptanı olarak birçok başarılı sefere katıldıktan sonra kendisine bir kadırga kaptanlığı verilir. Bu dönemde Turgut, Doğu Akdeniz’de Venedik ticaret hatlarına saldırılar düzenler. 1520 yılında başarılarıyla ünlenen Turgut, tarihimizin en ünlü denizcisi Barbaros Hayreddin Paşa’nın komutası altına girer. Barbaros ile sıkı bir dostluk kuran denizci bu dönemde savaş alanında gösterdiği cesaretiyle parlamış ve hızla yüksek rütbelere erişmiştir. 1526 yılında Sicilya’nın Capo Passero Kalesini ele geçirmiştir. Sonraki 7 sene boyunca Napoli Krallığı ve Sicilya Krallığı’na denizde adeta kök söktürmüştür. Turgut bu devletlerin ticaret hatlarını yağmalıyor, mallarına ve gemilerine el koyuyor, mürettebatını esir alıyordu. İstediği fidye devletler tarafından ödendiğinde ise ele geçirdiği askerleri serbest bırakıyordu. Daha sonrasında bugün Yunanistan’ın en büyük 4. şehri olan Kandiye’yi ele geçirecektir.

 

Türk Denizciliğinin altın çağında yaşayan bir denizciden bahsedip yalnız Türk denizcilik tarihinin değil, belki de dünya denizcilik tarihinin en büyük zaferlerinden biri olan Preveze Deniz Savaşı’na katılmamış olması beklenemez tabi ki. Onun bu muharebedeki payını anlayabilmek için kısaca Preveze Deniz Savaşı’nı açıklamamız gerekiyor. 25 Eylül 1538 tarihinde Yunanistan’ın kuzeybatısında bulunan Preveze’de, Osmanlı Donanması ile Haçlı Donanması’nın karşılaşmasıyla başlayan savaştır. (Birazdan bahsi geçecek sayısal verilerin doğruluğu teyit edilmemiştir. Birçok kaynakta farklı belirtilse de aşağı yukarı aynıdır.) Dönemin en büyük deniz güçleri Venedik Cumhuriyeti ve Cenova Cumhuriyeti’nin birleşmeyi sağlayan Papalık Devleti’nin aynı zamanda İspanyol İmparatorluğu ve Malta Şövalyeleri’nin birleşerek oluşturduğu Haçlı Donanması’nın 608 adet gemisi vardı. Osmanlı Donanması’nın ise 122 gemisi. Haçlı Ordusu’nun yüzen kalelerinin içinde 60.000 askeri vardı. Osmanlı tarafında Barbaros Hayreddin Paşa ve Haçlı tarafında Andrea Doria komutanlık yapıyordu. Fakat Dünya tarihinde eşi benzerine rastlanmayacak bir galibiyet yaşadı Türk tarafı… Şaka gibi gelecek belki ama Türk Donanması bir gemi bile kaybetmeden yalnızca 400 kişilik zayiat vererek Haçlı Donanması’nı imha etti. (Bütünüyle yok etmemiştir.) Bu olayla birlikte Akdeniz’de Osmanlı Donanması’na karşı koyabilecek bir güç kalmamıştır. Akdeniz, Türk Gölü haline gelmiştir.

 

 Dönelim Turgut Reis’e, Kızıl Sakal’ın komutası altında savaşa katılan Turgut Reis muharebeye 30 kadırganın (Her bir kadırganın mevcudu 100’ü aşkındır.) komutanı olarak katılmıştır. Bu savaşta önemli rol oynayan Turgut Reis, ilk hamleyi yapıp sol kanadı kilitleyen komutanlardan biridir. Turgut Reis muharebe sırasında Papalık Devleti’ne ait Giambattista Dovizi komutasındaki bir kalyonu -kalyonlarda 2.000’in üzerinde mürettebat bulunurdu- savaş boyunca olduğu gibi hiçbir gemi kaybı vermeden ele geçirmiştir.

 

Savaştan sonra akınlarına yine devam eden Turgut Reis’e, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1539 yılında Cerbe Valiliği verilir. Cerbe Kuzey Afrika’nın en büyük adasıdır. Bu döneme kadar Cerbe Adası’nın valisi kendisinin ilk komutanı Sinanüddin Paşa’dır, üzerinden uzun zaman geçse de kendisinin öğrencisi Turgut yine onun izinden ilerlemektedir. (Sinan Paşa, Kızıldeniz’deki Osmanlı Donanması’nın başına atanmıştır.) Valiliği sırasında Sicilya, İtalya ve İspanya’nın kalelerini ve şehirlerini yağmalamıştır. 1540 yılında Fransa’nın Korsika adasında gemilerinin bakımı için mola verdiği anda Ceneviz Donanması tarafından baskın yemiş ve tutsak edilmiştir.

 

1544 yılına kadar onu aşağılamak isteyen Cenevizli komutanlar tarafından gemilerde forsa (kürek çeken kişi) olarak çalıştırılır. Fakat eski dostu onu unutmayacaktır. Barbaros Hayreddin Paşa, 110 kadar gemiyle Ceneviz kıyılarına gelmiş Haçlı Donanması komutanı Andrea Doria ile bizzat kendisi görüşerek 3.500 düka altın ödeyerek Turgut Reis’i esaretten kurtarmıştır. Akdeniz Devletleri, Turgut Reis’i parayla dahi olsa serbest bırakmanın yanlış bir fikir olduğunu çok geç anlayacaklardır. Özgürlüğüne kavuştuktan kısa bir süre sonra esir alındığı Korsika ve Sicilya Adaları’nı yağmalamıştır. Malta Şövalyeleri de bu akınlardan büyük zararlar görmüşlerdir.

 

Dostu ve komutanı Barbaros Hayreddin Paşa’nın 1546 yılında ölümünden sonra Kanuni Sultan Süleyman tarafından Akdeniz’deki Osmanlı Donanması’nın başına atanmıştır. 1547 yılında yalnızca 23 kadırgayla çıktığı seferlerde Malta, Sicilya ve Korsika’yı yağmalamayı yine başarmıştır. 1548 yılında Napoli Devleti’ne saldırmıştır. Bu dönemde Malta’nın kontrolü altında bulunan Trablus’un savunulması için toplanılan 70.000 düka altını ele geçirmiştir. Kısacası Osmanlı İmparatorluğu, 1544 yılında Turgut Reis için elinden çıkarttığı 3.500 düka altını 3 sene sonra bizzat kendisi tarafından ele geçirilen 70.000 düka altını kazanarak geri almıştır. 1550 yılına gelindiğinde Sardunya’ya ve İspanya kıyılarına saldırmaya başlayan Turgut Reis’i Akdeniz’de hiçbir kuvvet durduramamıştır. 1551 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın huzuruna çağrılan Turgut Reis’in emrine bizzat Sultan tarafından 12 bin yeniçeri verilmiştir. Eline geçen bu kara birimleriyle Turgut Reis artık ayak bastığı her Venedik toprağını ele geçirmiştir. Aynı yıl Malta Adası’na çıkarma yaparak döneminde Akdeniz’in en korunaklı 2 kalesi Birgu ve Senglea kalelerini abluka altına alsa da ele geçiremeyeceğini anlayınca geri çekilmiştir. Kısa bir süre sonra Malta Adası’ndaki kaleleri ele geçiremeyen Turgut Reis, Malta Şövalyeleri’nin Libya’daki topraklarına saldırarak uzun süren egemenliklerine son vermiştir. Bu başarısının ardından kendisi Sancak Beyi tayin edilir. 1552 yılında Kanuni ve Fransa Kralı II. Henry’nin antlaşması doğrultusunda İtalya kıyılarında Fransa Donanması ile birleşir. (Osmanlı Donanması 112 gemiden Fransa Donanması 3 gemiden oluşmaktadır.) Turgut Reis’i beklenmeyen biri karşılar. Andrea Doria, donanmasını tekrar toplamış ve Turgut Reis’in karşısına dikilmiştir. Turgut Reis kayıp vermeden ve Andrea Doria’nın 7 kadırgasını ele geçirerek Cenevizli denizciyi yine mağlup etmiştir.

 

Bu zaferin ardından Turgut Reis, Akdeniz Beylerbeyliği görevine getirilir. Bu dönemde sultanın emriyle Osmanlı İmparatorluğu için değil, Fransa Devleti için toprak ele geçirmeye başlamıştır. 1554 yılında biraz dinlenmeyi hak eden denizci bir dönemini Sakız Adası’nda konaklayarak geçirmiştir. Bundan sonraki ömrünü de burada huzurla geçirmiştir dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Herhalde Muğla’nın bir köyünden çıkıp iyi bir asker olabileceği için önerildiğinden beri ilk kez dinlenmiştir Turgut Reis’imiz. Hak etmiş değil mi ? Yazıyı yazarken başlarda ilk seferine nerede başladığını şu an ben bile anımsayamıyorum. Bugün insanların tatil için gittikleri adalar daha doğrusu Akdenizliler, Malta Kıyıları, İspanya Kıyıları, Sardunya, Korsika, Yunan Adaları, Kuzey Afrika Kıyıları, Akdeniz’deki herhangi bir ada çok iyi tanır Turgut Reis’i, ayak basmadığı basıp da alamadığı, ya topraklarını ya da altınlarını ele geçirmiştir, bir yer olmamıştır. Bir dönem sakinliğinden sonra İtalya’ya tekrar sefere çıkmış Ragusa Cumhuriyeti’ne saldırmıştır. 1556 yılında Trablus Paşası ilan edilmiştir. Bu dönemde Trablus şehrinin savunmasını güçlendirmiştir. (Trablus 1912 yılına kadar Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.) 1559 yılında Cezayir’e yapılan bir İspanyol saldırısını savunmuş, Trablus’ta çıkan isyanları bastırmıştır. İsyanı fırsat bilip Trablus’u ele geçirmeye çalışan İspanyol Donanması’yla Cerbe açıklarında karşılaşmıştır. Biz pek bilmesek de Turgut Reis, anlık gelişen İspanyol baskınından gemileri yağlı kızaklarla adanın arkasına indirerek avantajlı konuma geçmiştir. Gemileri karadan tek yürüten Fatih değildir yani. Örnek aldığı söylenebilir arada 90 yıl kadar bir süre var tabi. Tarihin bir cilvesi olacaktır ki bu muharebede İspanyol Donanması’nın başında Andrea Doria’nın yeğeni Giovanni Doria bulunmuştur. İspanyolların 120 gemisine karşı 86 gemiyle mücadeleye girişen Turgut Reis, Giovanni Doria’yı da yeğeniyle aynı kaderi yaşatmış, İspanyol donanmasının yarısını batırmıştır. 1563 yılında bugün İspanya’nın bilinen kentlerinden Granada’yı işgal etmiş, Malaga’ya doğru ilerlemiştir. Tabi ki her efsanenin bir sonu vardır. Avrupa’ya kök söktüren bu amansız denizci Türk tarihinin en başarısız kuşatmasında şehit düşmüş. Fakat savaşırken, bütün ömrünü geçirdiği şeyi istediği ve sevdiği işini yaparken ölmüştür. 80 Yaşında Malta Adası’nı kuşatmaya çıkmıştır bu büyük denizci.

 

Malta Kuşatması, Türk tarihinin en büyük kayıplarından biridir. Türk tarafı bu kuşatmada hem itibarını hem birçok önemli adamını yitirmiştir. Maalesef Turgut Reis onlardan biridir. Bugün hala Avrupa’da, Osmanlı Donanması’nın kendilerini bastırmasını unutan toplumlar Malta Kuşatması üzerinden, Osmanlı ile alay etmektedir. Osmanlı’nın 50.000 askerine karşı 8.000 askerle adayı savunan Malta Şövalyeleri, ezici bir üstünlük ile kazanmışlardır. Güvenilir kaynaklara göre Osmanlı ordusu 25.000 – 30.000 arasında kayıp verdi. Bu Avrupalılar için o kadar önemli bir olaydır ki, Papa’nın emriyle Roma’da gün boyunca çanlar çalınmış, kutlamalar yapılmıştır. Aynı zamanda Malta Adası’nı savunan komutan Jean de Valette’nin adı şehre verilmiştir. Bugün dahi Malta Devleti’nin başkentinin adı Valletta’dır… Turgut Reis’in ölümü ise adaya çıktıktan saatler sonra yaralanmasıyla gerçekleşmiştir. 23 Haziran 1565 yılında tam 80 yaşındayken Saint Elmo Kalesi’ni kuşatırken çevresine düşen bir top mermisiyle yaralanmış bir hafta kadar bir süre sonra vefat etmiştir.

 

 Türk tarihinde birçok denizcimiz Barbaros Hayreddin Paşa’nın gölgesi altında kalmıştır. Fakat bilinmelidir ki, Barbaros Paşa’nın olduğu kadar ömrünü Türk denizciliğine adamış, Türk bayrağı Akdeniz’in her köşesinde dalgalansın diye canlarını ortaya koymuş, hayatlarını ve gençliklerini denizin üzerinde gemilerde cenk ederek feda etmiş bu insanlar da kahramanlardır. 1972 yılında doğduğu köyün olduğu mahalleye Turgutreis adı verilmiştir. Bugün Bodrum’da bir parka adını vermiştir ve bu parkın içerisinde bir geminin burnunda kılıcıyla ufku gösterir pozisyonda bir heykeli bulunmaktadır. Avrupalılar, Tarih kitaplarında hala Turgut Reis’ten Dragut diye bahsederler. Dragut lakabı Turgut Reis’in, Akdeniz’e yaptığı seferler sırasında durdurulamaz olmasından ötürü ejderhaya(dragon) benzetilmesinden kaynaklıdır. Dragon ile ses benzerliğinden ötürü adı ile ejderhayı birleştirmişler ve Turgut Reis’e Dragut lakabını takmışlardır. Ruhu şad olsun.