Sıfırın Ortaya Çıkışı ve Önemi?

0 rakamının ilginç öyküsü ve önemi

Sıfırın Ortaya Çıkışı ve Önemi?

 Öncelikle 0'ın tanımını yapalım.

Toplamada toplandığı sayıyı değiştirmeyen etkisiz, çarpmada sonucu sıfır yapan yani yutan, bölmede ise bir sayıya bölündüğünde 0 sonucu çıkarandır. Ancak bir sayıyı böldüğünde sonuç tanımsızdır. 

0 matematikte,mühendislikte kısacası bilimin olduğu her yerde vardır. Hatta 0 rakamı dünyanın en güçlü rakamı olarak da kabul edilir. 0 rakamını Avrupa'da kullanan ilk kişinin İtalyan Matematikçi Leonardo Fibonacci olduğu yönünde bilgiler vardır. İlk kullanan kişi ise Harezmi'dir. 0 sayısı ne negatif ne de pozitif bir değer taşımaktadır. 0 hangi küme veya değerde kullanılıyorsa o noktada bir değer olmadığını simgeler. Sıfırı genelde olumsuz bir şekilde algılarız. Fakat sıfırın kullanıldığı iyi haller de vardır: örneğin sonucu iyi olan bir konuda sıfırdan başlamak, sıfır hata ya da sıfır ürün gibi.

Bugünkü takvimi bulan Eski Mısırlılar'da, Roma ve Yunan Medeniyeti'nde de 0 yoktu. Roma İmparatorluğu'nda 0 rakamına nulla deniliyordu, fakat sayı sistemlerinde 0 yoktu. Hatta bazı düşünürler Roma'nın 0 rakamı yüzünden battığını öne sürüyorlar.  Dahası Antik Yunan'da da durum pek farklı değildi. Onlar da sıfırı rakam olarak kabul etmemişlerdi. Aristoteles sıfırı sıfırına bölmenin mümkün olmadığını, bu yüzden de sıfırın bir rakam olamayacağını dile getirmiştir.

 Sıfırın kökeni Hindistan’a dayanıyor. Matematiksel olarak 0‘ın kabul edilmesi iki bin yıl alıyor. Alex Bellos "Hiçbir şeyin bir şey olduğu fikrinin onların kültüründe zaten köklü bir yeri vardı. Örneğin 'Nirvana' bir hiçlik halidir; tüm endişe ve arzularınızdan arınmışsınızdır. Öyleyse hiçliği ifade eden bir sembol neden olmasın?" demiştir.

Bu sembole ‘şunya’ adı verildi. Bugün de bu kelime kavram olarak hiç, sayı olarak sıfır anlamında kullanılır. Önceleri sıfırın yuvarlağını hiçliği temsilen bir delik olarak algılıyordum. Fakat Hint mistisizmi bu yuvarlaklığı yaşam döngüsü ya da diğer adıyla 'ölümsüzlük kıvrımı' olarak yorumlar.

0 rakamı Rönesans Dönemi'nin başlamasında etkili olmuştur. Descartes icat ettiği Kartezyen Matematikte x ve y eksenlerinin temelini oluşturuyor. Rönesans Dönemin'de sıfır tahmin edildiğinden çok önem kazanmıştır.

Bir sayının 0'a bölünmesine gelelim .0'ı 0'a bölme düşüncesi hesabın temelini oluşturur. Hesap matematikte değişime ve geleceğe dair öngörülerde bulunmasını sağlar. Bununla birlikte zamanla değişen bir şeyin grafiği çiziliyor ve belli eğimler oluşuyor. Geleceği ise bu istatistiklerden ulaşılabiliyor. Uzun lafın kısası hesap demek herhangi bir şeyin zamanla gösterdiği değişimdir.