Selimiye’nin Ters Lalesi

Selimiye’nin Ters Lalesi

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Cami’nin ters lalesi hakkındaki hikayelere ve dedikodulara karşı gerçek hikayesiyle insana hüzün verir. Gerçeği anlatmadan önce söylentilere de değinmek isterim.

 

Söylentilerden birisi Selimiye’nin yapılacağı arazi sahiplerinden biri hariç hepsinden izin alındığını ama tam ortadaki huysuz teyzenin rızasının alınamadığıdır. Teyze temel atma gününden önceki gece korkunç bir rüya görür ve o korkuyla arazi vermek zorunda kalır. Araziyi haksız aldığını düşünenler arazinin olduğu yeri şadırvan yapar ve müezzin mahfilinin ayaklarından birine ters bir lale motifi kazınır. 

 

Başka bir söylentide ise arazi sahiplerinin lale motifi yapılması karşılığında razı olduğudur. Bu hikayelerin başka illerimizde, başka camilerimizde de benzerlerine rastlanır. Hikayenin aslı ise oldukça farklıdır.

 

Mimar Sinan aslında İstanbul dışındaki projelere kendisi gitmez, çizimlerini gönderirdi. Selimiye Cami ise hünkarın özel isteği olması ve büyüklüğü nedeniyle onun gitmesini zorunlu kılmıştı. Mimar Sinan’ın İstanbul'da çok sevdiği bir kız torunu vardır. 7-8 yaşlarında olduğu tahmin edilen torununu çok özler ve Edirne’ye getirtir. Edirne’nin soğuğuna dayanamayan küçük kız ise önce yatağa düşer. Hekimler seferber edilse de kurtarılamaz ve vefat eder. Torununun vefatına çok üzülen Sinan tüm neşesini kaybetmişti. Bu hali camii inşaatında çalışanlara da yansımış. Ustasının bu haline dayanamayan bir çırak, müezzin mahfilinin ayaklarından birine ters lale motifini işlemiştir.