Nikola Tesla ve Yapay Depremler

Nikola Tesla ve Yapay Depremler

Gündemde yer alan, ülkemizi ve dünyamızı tehlike altında bırakan sorunlardan az çok haberimiz vardır. Corona virüsü, ülkemizde yaşanan depremler, son zamanlarda bilim insanlarının yaptığı güneş batıdan doğabilir açıklaması ve daha bir çok sorun ile karşı karşıyayız.
Teknolojik anlamda çok fazla gelişmeler olsa da dünyanın çoğu bölgesinde depremler büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Depremlerden korunmak mümkün olsa da bu şimdilik gelişmiş ülkelere özgü gibi duruyor.

Peki depremleri engellemenin bir yolu var mı?

Gelin silah olarak da kullanılma potansiyeli olan Tesla'nın yapmış olduğu yapay deprem makinesi projesini kısaca bir inceleyelim.


1898:
Nikola Tesla, küçük boyutlarda bir osilatör geliştirdi. Bu cihazı, inşaat halindeki bir binada denemiş ve şunları söylemiştir:
"Cihazı çalıştırdıktan sonra saniyeler içinde binanın titrediğini hissettim. Eğer biraz daha devam etseydim binayı yıkabilirdim. Aynı cihazı kullanarak Brooklyn Köprüsü'nü bir saatten kısa bir sürede East River'a indirebilirdim."

Osilatör makinesinin çalışma sistemi:
Uyarılan her maddenin bir rezonans frekansı vardır. Eğer doğru frekans tutturulursa ve osilatör kullanılarak frekans arttırılırsa istenilen her şey parçalarına ayrılabilir.
Bu aletin en önemli özelliği, küçük enerji girişleriyle yapı içerisindeki büyük kütleli bobinleri de kolayca hareket ettirebilmesidir.
 Tesla, ilk defa çalar saat büyüklüğündeki bir osilatörü, 60 cm uzunluğunda, 5 cm kalınlığında bir halkaya takmış; dakikalar sonra ise halka yarılmaya başlamıştır. Daha sonra bu cihazı ayrıntılı bir şekilde test etmek için çelik yapılı bir inşaat aramış ve orada denemiştir. Teslanın amacı, deprem bölgelerindeki fay hatlarında küçük ölçekli depremler yaratmaktı. Bu cihaz sayesinde, fay hatlarının enerjisi emilecek, daha büyük ölçekli depremler engellenecekti.

 Her teknolojide olduğu gibi, insanlar bunu da silah olarak kullandılar. Komplo teorisyenlerine göre, HAARP silahı olarak adlandırılan projenin, Tesla'nın osilatörüyle aynı sistemi kullanarak çalıştığı söylenmektedir. Bu doğru olmasa da Tesla'nın osilatöründen etkilenerek yapıldığını söylersek yanlış olmaz.
Ne kadar iyi bir hizmet için yapılırsa yapılsın, Tesla'ya karşı cephe alanların sayısı da azımsanamayacak kadar fazla. Sonuçta savaşlar her zaman var ve varlığını da hep sürdürecek. Büyük bir bilim adamının da bunları düşünmeden projelerini gerçekleştirmesi söz konusu değil.
Ayrıca Tesla'nın 1934 yılında bir ölüm ışını yaratmayı planladığı da söylenir. Milyonlarca volt elektrik yüklenmiş, yoğunlaştırılmış parçacık ışınlarını havaya ateşleyecekti. Bu da düşman uçaklarını 400 km. gibi bir uzaklıkta imha edebilmek anlamına geliyordu.
Adı üstünde bunlar bir takım söylenti. Fakat gerçeklik payı da olabilir. Bu ihtimali de düşünmek zorundayız. Tesla'nın bu projeleri hangi amaçla yaptığı tartışılabilir. Daha önce de söylediğimiz gibi Tesla'ya cephe alanların sayısı da fazla.


HAARP silah projesinden söz etmiştik. Peki nedir bu HAARP?
HAARP(high frequency active auroral research program)-(yüksek frekanslı aktif auroral araştırma programı)
Alaska'da kurulan NASA'nın gizli bir yüksek teknoloji üssüdür. Bu teknoloji ile ABD, doğa olaylarını kontrol etmeyi amaçlamış ve başarmıştır. Yüksek frekanslı dalgaları büyük bir enerji ile bir yerde toplayıp istedikleri yere, istedikleri düzeyde enerji gönderip hava olayları, depremler vb. harekete geçirebilmektedir. Bir söylentiye göre, 17 ağustos depremi bu şekilde yapılmıştır.
Resmi amacı iyonosfer'de araştırma yapmak olan ABD Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin ortaklaşa yürüttükleri bir proje.

Gelin birde projenin amaçlarına bakalım.

  • Atmosferdeki termonükleer araçların elektromanyetik vuruşlarını değiştirmek
  • Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak
  • Radar sistemlerini geliştirmek
  • En önemlisi çok büyük bir bölgede ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak
  • Emass ve cray bilgisayarları ile ortaklaşa toprağın altını çok derinlere kadar incelemek
  • Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek 

Amaçları olduğu kadar zararları da vardır.

  • İklimleri değiştirebilir
  • Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir
  • Aynı zamanda Ozon tabakası ile oynayabilir
  • Konumuz olduğu üzere depremler yaratabilir
  • Okyanus dalgalarını kontrol edebilir
  • Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir

Üçüncü Dünya Savaşı sırasında dünyanın biyolojik dengesiyle oynanacağını iddia edenler de var. Günümüzde Pentagon tarafından kontrol edilmekte ve ABD ordusunun hizmetindedir.vDepremler gündeme her geldiğinde tartışılan bu büyük proje hakkında komplo teorileri üretiliyor.


Peki ülkemizde yapay depremler üretilebilir mi? Böyle bir teknoloji var mı?
Kandilli Rasathanesi'nin verilerine göre şimdilik yapay depremler üretilmesi mümkün değildir. Ülkemizde böyle bir teknoloji bulunmamaktadır. Ama geleceğin neler getireceği belli olmaz. Belki bir gün biz de yapay depremler üretir ve fay hatlarındaki enerji boşaltımını sağlayarak büyük tehlikelerin önüne geçebiliriz.