Jüpiter'de Yeni Buluntular

      Öyle görünüyor ki Jüpiter’de tahmin edilen miktardan fazla su var. Bu fikri Jüpiter’in yörüngesindeki Juno sondasından yeni gelen verilerden ediniyoruz       Bu veriler, Jüpiter’in ekvatoru üzerindeki atmosferde bulunan moleküllerin %0,25’ini suyun oluşturmuş olabileceği gösteriyor. Suyun bileşenleri olan hidrojen ve oksijenin varlığına dayanılarak yapılan hesaplara göre bu bileşenler, Jüpiter’de Güneşten üç kat daha fazla su bulunduğunu gösteriyor.

Jüpiter'de Yeni Buluntular

      Öyle görünüyor ki Jüpiter’de tahmin edilen miktardan fazla su var. Bu fikri Jüpiter’in yörüngesindeki Juno sondasından yeni gelen verilerden ediniyoruz

      Bu veriler, Jüpiter’in ekvatoru üzerindeki atmosferde bulunan moleküllerin %0,25’ini suyun oluşturmuş olabileceği gösteriyor. Suyun bileşenleri olan hidrojen ve oksijenin varlığına dayanılarak yapılan hesaplara göre bu bileşenler, Jüpiter’de Güneşten üç kat daha fazla su bulunduğunu gösteriyor.

     Bu sonuçların üzerine bilim insanları gezegene 1990’larda gönderilen ve 2002 yılında Jüpiter’in atmosferine düşürülerek kasıtlı olarak görevine son verilen Galileo aracından gelen az sayıdaki veriyi de incelediler.(Görev süresinin sonlarına doğru Galileo’nun yakıtı azalmıştı ve yaşam barındırma ihtimali olan buzlu uydulara yanlışlıkla çarpıp onlara zarar vermesin diye araç Jüpiter’in atmosferine sokularak görevine son verildi) Bu incelemenin sonucunda Galileo ve Juno’dan gelen verilerin örtüşmesi , bilim insanlarının Güneş sistemimizin nasıl bir ataya geldiği konusunu daha iyi anlamaları ,için bir anahtar olabilir. Çünkü Jüpiter büyük bir olasılıkla Güneş Sistemi’nde oluşan ilk gezegendir ve Güneş’in oluştururken arkasından bıraktığı gaz ve tozun büyük bir kısmını Jüpiter’in ne kadar suyu bünyesine topladığı ise bilim insanlarına Jüpiter’in oluşumu konusunda daha olası teorileri ortaya koyma fırsatı verebilir

Jüpiter’in oluşumunu anlamak bilim insanlarının ayrıca gezegenin, rüzgar akımlarını ve bu akımların hangi bileşenlerden oluştuğunu anlamaya da yardımcı olacak. Bu sayede bilim insanları bu bulguları genelleyerek diğer Jüpiter tarzı büyük öte gezegenlerin nasıl bir sistem oluşturduklarını anlayabilir.

Galileo’dan gelen sonuçlar 1990’lı yıllarda bile bilim insanlarını şaşırtıyordu. Aracın gönderdiği verilerde bilim insanlarının tahminlerinin aksine gezegende on kat daha az olduğu görünüyordu.