Dizilerin Olumsuz Etkileri

SOSYOLOG YRD. DOÇ. DR. Süleyman Doğan, "Televizyonlarda yayınlanan özellikle belli diziler, çarpık ilişkiler, kötü örnekler, gelenek ve kültürümüze aykırı davranışlar toplumun dengesini bozmaktadır" dedi. Bir kere televizyon dizileri yapılırken toplumun değer yargıları göz önünde bulundurulmalıdır. Onların dini ve ahlaki değerlerine saygıda kusur edilmemelidir. Sosyal yapıyı tahrip edici, bozucu ve moral değerlerini ayaklar altına alıcı dizilerden kaçınılması gerekir. Hem dizilerdeki şiddet görüntüleri özellikle gençlere meselelerinin çözümü için adeta örnek verilmek istenmektedir ki, o zaman geleceğimiz olan gençlerimiz ciddi zihinsel kırılma ve travmayla karşı karşıya bırakılıyor.

Dizilerin Olumsuz Etkileri

DİZİLERİN OLUMSUZ YÖNLERİ 

SOSYOLOG YRD. DOÇ. DR. Süleyman Doğan, "Televizyonlarda yayınlanan özellikle belli diziler, çarpık ilişkiler, kötü örnekler, gelenek ve kültürümüze aykırı davranışlar toplumun dengesini bozmaktadır" dedi.
Bir kere televizyon dizileri yapılırken toplumun değer yargıları göz önünde bulundurulmalıdır. Onların dini ve ahlaki değerlerine saygıda kusur edilmemelidir. Sosyal yapıyı tahrip edici, bozucu ve moral değerlerini ayaklar altına alıcı dizilerden kaçınılması gerekir. Hem dizilerdeki şiddet görüntüleri özellikle gençlere meselelerinin çözümü için adeta örnek verilmek istenmektedir ki, o zaman geleceğimiz olan gençlerimiz ciddi zihinsel kırılma ve travmayla karşı karşıya bırakılıyor.

Bugünkü dizilerin işledikleri konular çok ender görülen vakalar. Bu, toplumda kabul görmüş bir şey değil. İnsanımız bu tür ilişkileri ayıplıyor. Vatandaş seyrediyor ve bitiyor. Ama buna yatkın olanlarda da ortaya çıkması muhtemel tabii... Bunların yanında dizilerde sıklıkla erotizmin işlenmesi, sinirlenen birinin elindeki eşyaları sağa sola savurması, özellikle gençleri olumsuz yönde etkiliyor.
Ailede çocuklara televizyon izleme bilinci nasıl verilebiler?
Her şeyden önce insan sosyal bir varlıktır. Yani toplumda yaşar ve toplum içinde hayat bulur. Mutlu olur, kederlenir hâsılı hayat toplum içinde yaşanır. Aile kendisi seyredip, çocuğa yasaklamak iyi bir yol ve metot değildir. Önce aile fertleri başta ebeveynler seyrettikleri dizilerde seçici olmak durumundadır. Çocuk bunu görür ve öğrenir. Çünkü öğrenme, duymakla birlikte görmedir. Biz çoğu şeyi görerek öğreniriz. Önce taklit ederiz, sonra tatbik ederiz. Ailede tek başına yetmez. Özellikle gelişim çağında çocuklarımızın akranı çok önemlidir. Akranda da farkındalık bilinci olmazsa çocuğun yolunu ve yerini tayin etmede güçlük çeker. Yani bu sadece aile ile olacak bir şey değildir. Ailenin yeri rolü bugün geçmişe göre farklı bir boyuta gelmiştir. Dünün aile yapısı bugünün çocuğunu tatmin etme de, manevî anlamda doyurma da ve ikna etmede kâfi değildir. Kaldı ki donanımda kâfi değildir. Onun için aile, okul ve sosyal çevre birlikte hareket edilirse başarı sağlanır. Yeni metotlar ve stratejiler geliştirmek gerek.