Atatürk'ün son yılı

Atatürk'ün son yılı

   Atatürk'ün son yılı

31 Aralık 1937
Atatürk yılbaşını Trabzon'da Atatürk Köşkü'nde geçiriyordu. Yeni yıla saatler kala verdiği ani bir emirle tüm mülklerini bağışladığını açıklamıştı. Yeni yıla girildiğinde ise arkadaşlarından onu odasına çıkarmasını istemişti. Yukarı gelince dolabındaki tüm kıyafetlerini arkadaşlarına hediye etmişti. Kimse neden böyle davrandığını anlamasa da o bir şeylerin farkındaydı.

Image result for atatürk'ün cenazesi

 

 


Ocak
Hatay sorunundan ötürü rahatsızdı. Gerekirse Cumhurbaşkanlığından çekilip ordunun başına geçecekti. Halkına verdiği sözü tutmakta kararlıydı fakat hastalıklardan muzdaripti. Yalova Köşkü'nde dinlenirken Doktor Fissenger'e tedavi oldu. Siroz tanısı konulmuştu. Fransız bir tıp sözlüğünde sirozun kelime anlamını okurken vaktinin sayılı olduğunu anlamıştı. Daha kötü bir zaman olamazdı. Bir yandan Hatay sorunu bir yandan yaklaşan II.Dünya Savaşı...

Mayıs
Doktorların tüm ısrarlarına rağmen 19 Mayıs törenlerini izlemeye stadyuma gitmişti. Törenler bittikten sonra ani bir kararla trenle Adana'ya geçti. Tüm dünyaya vermesi gereken bir mesaj vardı. Tüm gün yatması gereken bir hasta saatlerce Adana sıcağında ayakta askerlerin törenlerini izlemişti. Adana'dan ayrılmadan önce yaverine dönerek; 
- Salih, dünya gözüyle Adana'yı bir kez daha görelim demişti. O anda bu işin geri dönüşü olmadığını anlamıştı.
Yazın başlamasıyla yeni yatı Savanora'ya geçmişti. Yazını Savanora'da geçirirken yapılan baskıların sonuç verdiğini Türk ordusunun Hatay'a girmesine izin vermek zorunda kaldığı haberini almıştı. Bu zaferin bedelini sağlığıyla ödemişti. Yazın kavurucu sıcağının artmasıyla Dolmabahçe'ye geri dönmüştü. Sonbaharın başlamasıyla sağlığı ciddi olarak kötüleşmeye başlamıştı, pek vaktinin kalmadığıni anlamış, Vasiyetnamesini hazırlamıştı. Ekim ayında kızıyla Dolmabahçe'de gezerken kızının "Sizinle beraber daha uzun yıllar bu bahçelerde gezeceğiz çiçek toplayacağız" demesi üzerine "Bana sonraki yıllardan bahsetme, hatta sonraki yıldan da bahsetme, ekimi görebilsem bile kasımı çıkarabileceğimi zannetmiyorum demişti."

Ekim ayında Başbakan Celal Bayar'ı Dolmabahçe'ye çağırdı ve II.Beş Yıllık Kalkınma planını konuştular. Aynı zamanda Atatürk 2.Dünya Savaşı'nın kapıda olduğunu, her türlü hazırlığın yapılmasını istemişti. Ekim ayının son günlerine girerken art arda komalara girmeye başlamıştı. Bu komalardan birinden çıktığı gün aşçısı Mehmet'i yanına çağırıp "Mehmet, canım çok fırında makarna çekti gizlice bana getirebilir misin?" demişti çünkü yemesi yasaktı .Aşçısı Mehmet ağlayarak Atatürk'e son yemeğini yapmıştı.

Kasım ayının başlamasıyla komalar iyice artmış bazen 1-2 gün çıkmadığı olmuştu. 8 Kasım günü bir komadan daha uyandı ve yaverine saatin kaç olduğunu sordu ve 8:30 cevabını aldı. Doktoruna muayene olurken canının çok enginar çektiğini söylemişti. Hemen Hatay'a telgraf çekildi ama maalesef yetişemedi. Atatürk 8 Kasım günü son komasına girdi. 8 Kasım'da Anadolu Ajansı aracılığıyla halka Atatürk'ün sağlıyla ilgili bilgiler verilmeye başlandı. Dolmabahçe'nin önünde endişeli bir kalabalık meydana gelmişti.10 Kasım günü saat 09:05'te türk milletinin ebedi şefi hayata gözlerini yumdu.

 

 

Image result for atatürk'ün cenazesi